AZERBAYCAN MUTFAĞI

Tanım

Merhaba,arkadaşlar! Kızım Güler'le yaptığım bu sitede yemek tariflerime,hikayelerime ulaşabilirsiniz.Umarım hoşunuza gider :)


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

Kategoriler


NEVRUZ NEVRUZ.....

 

 


Tarih: 11:58, 21/3/2007 Kategori: Yemek
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ŞEKERBURA (Azerbaycan mutfağı)

 

Merhaba,arkadaşlar.Bu bölümde sizlere Azerbaycan'ın geleneksel tatlısı olan ŞEKERBURA'nın tarifini sunacağım.Aslında,kurabiye türüne ait olan ŞEKERBURA genellikle NEVRUZ BAYRAMI'nda pişirilir.Sizlere bir az zor gelebilir.Ama yaparsanız,bilirim ki ,gerçekten seveceksiniz.Şimdiden söyleyeyim,üzerindeki süsleri yapmak için Şekerbura'nın özel makkaşı(özel şekerbura cımbızı) kullanılır.

 

MALZEMELER:

1 kg un

250 g tereyağı

1 kutu krema-200 mg (Yağlı yoğurt da olabilir)

2 yumurtanın sarısı

Az miktarda süt

Çok az maya

 

İÇ MALZEME:

500 g çekilmiş fındık

300 g şeker tozu

1-2 tane kakule-dövülmüş(bulamazsanız,yerine vanilya kullanırsınız)

 

Maya ılınmış sütle karştırılır.Hamur yoğrulur.Bekletilmeden yapılmaya başlanır.Cevizden bir az büyük bezeler yapılır.Merdaneyle çay bardağı büyüklüğünde açılır.Sol elin içerisine alarak ortasına kaşıkla iç malzeme konur.Kenarları kapatılarak burma şeklinde bükülerek süslenir.

 

 

Üzeri makkaşla(özel şekerbura cımbızı)süslenir

 

 

Tepsilere dizilerek 150-160 derecede 10-12 dakika pişirilir.Şekerburaların üzerlerinin kesinlikle kızarmaması gerekir.

 

 

Bu kadar...AFİYET OLSUN!!!

 

 

 

 

 

 

 


Tarih: 22:54, 18/3/2007 Kategori: Yemek
Yorum (17) | Yorum yaz | Bağlantı

ÖZLEMEK (Photoshop çalışmalarım)


Tarih: 23:27, 11/3/2007 Kategori: Yazilarim
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KARŞIYAKA (Kadıköy)

 

 

Garşı Teref (Kadıköy)

 İstanbul lövheleri...

 

      Bu şenbe her zamankı kimi yene gezmeye çıxdıg.Amma hemişe gettiyimiz yerlere deyil,İstanbulun heç keşv etmediyimiz yerlerine getmeye gerar verdik.Her zamankı kimi taksiye deyil,metroya mindik.Gedeceyimiz yeri önceden gerarlaşdırmadığimiz üçün bu fikir bize heyecanverici geldi.Dayanacaglar bir birini govaladı.Fındıkzade ve Yusufpaşanın sakit çevresi , rusların alışveriş yeri sayılan Aksarayı evez eledi.Sonra da Ayasofya  muzeyi,SultanAhmet camisi ,Topkapı Sarayı kimi möhteşem memari abideleriyle tanınan SultanAhmet .Bundan sonrakı dayanacag Gülhaneydi.Demek olar ki,sahile geder uzanan bir meşesi var Gülhanenin.Hündür ağacların çevrelediyi yolun sonundaki, denizin ve uzagdan Boğaz körpüsünün göründüyü  açıg kafede oturmag xoşuma gelir.Keçen defe Misir çarşısından aldığımız gızılgül dadı veren lokumlarla bura geldik .Lokumla çaylarımızı içe- içe  İstanbulun sesküyüne zidd olan bu sessizliyin dadını çıxardıg.Amma ne deyirler desinler,İstanbula sesküy ,uğultu ve merkezi küçelerindeki harasa telesen insan axını çox yaraşır...

    ...Sirkeci dayanacağını da keçdik.Eminönü sonuncuydu.Eslinde Sirkeçiyle Eminönü arasında çox az mesafe var.Amma biz yene de en sonuncu dayanacagda ,Eminönünde düşdük. Deniz ve izgarada bişen Palamut balığının goxusu üzümüze vurdu.Mermerenin xefif dalğalarında yırğalanan kiçik gayıglarda bişirirler bu balıgları.Ele oradaca ekmek arasına goyub satırlar.İstanbulun başga semtlerinde olan meşhur ve bahalı balıg restoranlarından ferglidir bu balıg sendviçlerinin müşterileri ve giymeti.

      Sahilde garşı terefe,yani İstanbulun Anadolu yakasına geden gemilerin durduğu bir-neçe iskele (liman) vardır.Eslinde garşı terefe hemişe Boğaz körpüsünden keçerdik.Bir neçe defe de gözel menzeresiyle meşhur olan Çamlıcaya getmişdik.Bu defe de gemiyle getmeye gerar verdik. Vapur deyirler bu gemilere.Bunlar  gezinti gemileri deyil,bir növ deniz negliyyatıdır.

     Kadıköy,Üsküdar,Adalar...Garşı terefin hansı semtine gedeceyimize gerar vermek çetindi.Tanımırdıg oraları.Sonunda Kadıköye geden vapura jeton aldıg.Saat 5-e az galırdı.Geriye dönen en son vapur axşam saat 9-da Kadıköyden çıxacagdı.Ne ise,3-4 saat vaxtımız vardı.Vapura mindik.Açıg yerler tutulduğu üçün içeri keçdik.Boş yerler tapıb eyleşdik.Vapur artıg yol almağa başlayırdı ve güneşin yavaş-yavaş gürub eden şualarının oxşadığı zümrüd dalğaları yarıb keçerek , sanki bilinmeze gedermişcesine bizi de çekib aparırdı İstanbulun çox da uzag olmayan Asiya gitesindeki ikinci yarısına - Anadolu yakasına...Hele sahile yaxınken  martıların (gağayılar) gaggıltı sesleri gemimizi çevreledi.Bayag,gemiye minmeden önce aldığımız simitlerden kiçik parçalar goparıb martılara atmağa başladıg.Buna verdiş etmişler ki,hemen atılan simit parçalarını dimdikleyerek başımızın üzerinde hayküyle uçuşdular. Bir müddet sonra gemini ve bizi terk edib yeniden sahile teref gayıttılar.Növbeti gemilerden bac- xerac almag üçün...

      10-15 degige sonra gemi tarixi Haydarpaşa istasyonuna yaxınlaşdı.Her halda burda duşenler olacagdı.Sonra yeniden yol aldıg ,bu defe artıg Kadıköy terefe.Haydarpaşa istasyonundan sonra böyük bir yük limanı göründü sahilde. Heddinden çox yük vardı burda.Bir birinin yanına yığılmış iri konteynerler böyük yükdaşıma gemilerinin yolunu gözleyirdiler.

      Nehayet Kadıköye çattıg.Bir az sahilde dolaşdıgdan sonra müxtelif dükanlarla çevrelenen küçelerden keçib şeherin içerilerine doğru ireliledik.Küçelerin birinde başdan başa deniz mehsulları satılırdı.Burda ne desen var.Eyniyle Kumkapıdakı meşhur balıg bazarı   kimi.Çupra,mezgit,levrek,midye,istakoz,yengec,kalamar ve bunun kimi bir çox deniz canlısı.Türklerin bir sözü var:-Denizden babam  çıksa yerim.Yegin ki,tercümesine gerek yoxdur.Amma buranın balıg bazarı Kumkapıdan çox-çox  kiçikdir.

      İstanbulun Avropa terefinden, yeni Orxanın(oğlum)dediyi kimi ’’bizim İstanbuldan’’fergi buranın daha sakit ve telaşsız olmasıdır.Sahilde ise bu sessizliyi pozan12 -13 yaşındakı garagözlü çingene(garaçı) uşaglarının darbuka ve kemanda ustalıgla çaldığı mahnılar,vapurların fiti ve garşı terefe keçmek üçün bu vapurlara minmeye telesen insan sesleridir ...

      Eve dönmek vaxtımız gelmişdi..İstanbuldan İstanbula dönmek ne geribe bir şeymiş!Axşam düşdüyü üçün sahilden görünen minlerce işiga gerg olmuş İstanbulun Avropa Yakasına  teref sevinc ve süretle ireliledi gemimiz .Uzag diyarlardan vetene dönürmüşcesine..Birden bire senin üçün ne çox darıxdığımı hiss ettim,İstanbulum!Meger seni ne çox seviremmiş.Dünyanın en gözel şeherlerinden biri olduğun belli,amma bunun üçün deyil.Mene doğma olduğun üçün!İkinci vetenim olduğun üçün!

İstanbul / 08.08.2004


Tarih: 17:47, 11/3/2007 Kategori: Yazilarim
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

GÜRZE (Azerbaycan mutfağı)

 

GÜRZE -Azerbaycanda çok sevilen bu yemek bir tür mantı çeşitidir

 

MALZEMELER:

500g un

1 yumurta

Su

Tuz

 

İÇ MALZEME:

500g kıyma

1 soğan

Karabiber

 

YAPILIŞI:

Un elenir,ortası havuz gibi açılır.Tuz,yumurta,su ilave edilir.Sert hamur yoğrulur.Üzeri bezle kapatılır.10-15 dakika bekletilir.Bu arada kıyma,rendelenmiş soğanla karıştırılır.Karabiber katılır .Tuz ilave edilmese de olur.Zaten hamura ve gürzeleri kaynatacağımız suya yeterince tuz ilave edilecektir.

Hamurdan parçalar kesilerek bezeler yapılır.Oklovayla açılır.(Püf noktası : Kolay aça bilmeniz için önce merdane,daha sonra oklava kullana bilirsiniz).Hamurdan su bardağı ile daireler kesilir.Her birinin ortasına kıyma koyarak resimde göründüyü gibi bir ucu açık kalacak şekilde bükülür.

 

Tencerede su kaynatılır,tuz ilave edilir.Gürzeler ilave edilerek pişirilir.5 dakika daha kaynatılır.Tabaklara servis yapılır.İsteye göre üzerine erimiş tere yağı dökülür ve ezilmiş ceviz serpilir.Ben yoğurt ve salçalı tere yağı koydum:-))

AFİYET OLSUN!!!

 


Tarih: 16:04, 1/3/2007 Kategori: Yemek
Yorum (13) | Yorum yaz | Bağlantı

UMAÇ HELVASI (Azerbaycan mutfağı)

 

MALZEMELER:

 

250g un

150g yağ

Az su

 

ŞERBETİ İÇİN:

 

250g şeker

1su bardağı su

Yarım limonun suyu

 

YAPILIŞI:

 

Önce tencerede şeker,su ve limon suyu kaynatılarak şerbet hazırlanır.

Unun üzerine az su serpilerek umaç yapılır.

 

 

Tavaya yağ konur.Umaç ilave edilir ve altın rengine dönüşünceye kadar kavrulur.Şerbetin tamamı ileve edilir ve bir kaç dakika daha kaynatılır.Sıçakken tabaklara çekilir ve kaşıkla süsler yapılır.Afiyet olsun!

 

 

 


Tarih: 20:35, 26/2/2007 Kategori: Yemek
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

ÇİLEKLİ RULO PASTA

 

 

MALZEMELER:

  • 1 su bardağı şeker
  • 5 yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1/3 çay kaşığı tuz
  • Çilek marmeladı
  • 5-6 çilek

  YAPILIŞI:

 

Yumurta ve şeker mikserle çırpılır,daha sonra un,kabartma tozu,vanilya ilave edilir.Karıştırılır, yağlı kağıt serilmiş tepsiye yayılarak orta derecede 10-12 dakika pişirilir.Tepsiden çıkarılarak kağıtla birlikte sarılır ve ılındıktan sonra arasına çilek marmelatı sürülerek yeniden (bu defa kağıtsız sarılır.Üzerine pudra şekeri serpilir.Çilek dilimleriyle süslenir.Afiyet olsun!

 

 


Tarih: 16:07, 14/2/2007 Kategori: Yemek
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı
MySpace Layouts


Profile courtesy of MySpace Layouts

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->


Go to ImageShack® to Create your own Slideshow